Konsantrasyon problemi olanlar dikatt!!!!!!!!

“Hocam, dersin başına oturuyorum, ancak derse bir türlü konsantre olamıyorum. Aklım hep başka şeylere kayıyor.” cümlesi zannedersem çoğunuz için ortak bir sorunu ifade etmekte.

Aslında konsantrasyon sorunu çok faktöre bağlı bir sorun. Ne tek bir nedeni var ne de tek bir çözümü. Belki de sorunun kaynaklandığı nedenlerin temeli daha biz küçük yaşlardayken atılmış olabiliyor.

Konsantrasyonun bozulmasının nedenlerine ve çözüm yollarına geçmeden önce bu kavramın tanımıyla işe başlayalım. Böylece okuyanlar için de ortak bir dil belirleyerek kelimeye farklı ya da yanlış anlamlar yüklenmesini önlemiş oluruz.

Konsantrasyon, dikkat dağıtıcı şeyleri eleyerek yapılacak işe odaklanmayı ifade eder.

Konsantrasyonu en üst düzeyde yaşayanların başında çocuklar gelir. Çocuklarda ne gelecek endişesi ne de geçmiş bugün kadar bir anlam ifade eder. Çocuk, yaşadığı ana odaklanır. Eğer evde kardeşleriniz ya da yeğenleriniz varsa onların davranışlarını takip ederek bunun farkına varabilirsiniz. Çocukları sevdikleri bir çizgi filmi izlerken takip edin. Onlara bir soru sorduğunuzda sizi duymazlar bile. Benzer duruma maç seyreden büyüklerde de rastlayabiliyoruz.

Başarılı insanların hayatlarını incelediğinizde de bu insanların konsantrasyon problemi yaşamadıklarını görürsünüz. Çünkü ilgi düzeyi yüksek, yaptığı işten zevk alan insanların odaklanma problemi olmaz. Size bu konuda Mimar Sinan’ın yaşamından bir olay aktarmak istiyorum:

Kanuni Sultan Süleyman, kendi adını taşıyacak olan Süleymaniye Camii’nin yapımı için şu anki arsanın bulunduğu yeri beğenir. Mimar Sinan’ı çağırtır; araziye bakmaya, arazinin uygun olup olmadığını görmeye giderler. Mimar Sinan araziyi dikkatle inceler.

Padişah sorar: “Nasıl buldun Sinan?”

Koca Sinan cevap vermez ve araziye bakmaya devam eder. Vezirler, diğer devlet erkânı, herkesin gözü, Sinan’ın ve Kanuni’nin üzerindedir. Herkes suspus olmuş, çıt bile çıkmamaktadır. Bütün devlet erkânı Padişahın ne yapacağını merak etmektedir.

İğne düşse duyulacak bir sessizlik vardır. Mimar Sinan konsantre olmuş, araziye bakmaktadır.

Kanuni, bir kere daha sorar: “Ne düşünürsün, bre Sinan?”

Mimar Sinan gözlerini araziden ayırmaz ve cevap vermez. Herkes korkmuş, şaşkın, Muhteşem Süleyman’ın gazabını, hiddetini beklemektedir. Padişah hiçbir şey söylemez.

Aradan bir süre daha geçer ve Mimar Sinan başını eğerek arsadan içeri girer. Herkes Sinan’ın onları duymadığını, o kısa süre içerisinde tasarımını yapıp hayalinde oluşturduğu kemerlerden birine çarpmamak için kafasını eğerek boş arsaya girdiğini fark eder. Kanuni de önce beklemiş, sonra da anlaşıldığını fark etmiştir.

Zaten başarıyı da getiren unsurların başında gelmiyor mu odaklanma, konsantrasyon. Mimar Sinan’ı da Mimar Sinan yapan işte bu özellikleri.

Konsantrasyon, beraberinde zaman algısını da değiştirir. Siz de zevk alarak yaptığınız bir işte vaktin ne kadar da çabuk geçtiğini çok sonradan anlarsınız.

Konsantrasyon bir işe harcanacak olan enerjinin en verimli ve ekonomik bir şekilde harcanmasını sağlar. Sık sık çalıştığı konudan kopan bir öğrencinin konuyu öğrenmek için harcadığı süre çok fazla olacaktır. Ayrıca öğrenci kafasında konu bütünlüğünü sağlamada, konular arasında ilişki kurmada zorlanacaktır.

Konsantrasyon problemi yaşamayan bir öğrenci, zamanını da verimli kullandığı için planlı hareket edebilir; hazırladığı çalışma planlarına uyabilir.

Biraz da konsantrasyonu bozan etkenler ve çözüm yolları üzerinde duralım.

Dikkat dağılmasının ya da konsantrasyonun bozulmasının temel nedeni zihni dağınıklıktır. Zihni dağınıklığa sebep olan faktörler bireyin kendisinden (ruhsal ve bedensel) kaynaklanabileceği gibi dış faktörlerden de olabilir. Bu faktörler birbirlerini de etkiler. O nedenle ilk yapılması gereken şey sorunun neden kaynaklandığını bulmaktır. Bu adımı attıktan sonra çözüm yollarını uygulamak gerekir. Örneğin çalıştığınız odanın düzensiz oluşu ya da odadaki nesnelerin sizi hayallere sürüklemesi böyle bir konsantrasyon bozukluğu oluşturabilir. Eğer problem, çalıştığınız mekândaki uyarıcılardan (resim, fotoğraf, tv, bilgisayar vb) kaynaklanıyorsa odanızı bunlardan temizlemelisiniz. Ders çalışırken oturma biçiminiz bile konsantrasyonu etkiler. Örneğin yatarak çalışıyorsanız konsantrasyon problemi yaşayabilirsiniz. Beden kendini salacaktır. Uyuşukluk ve uyku atmosferi baskın olacaktır. Çünkü beyinle beden etkileşim halindedir. Bedenin aldığı pozisyon, beyne çalışmaya ait bir hazırlığı değil, uyumaya ait hazırlığın mesajını gönderir.

Bedensel anormallikleri (açlık, susuzluk, rahatsızlık vb) gidermeye çalışmak da konsantrasyonun yeniden düzenlenmesinde önemli bir yoldur. Psikolojik problemleriniz, sorunlarınız sizi derslerden alıkoyuyorsa derdinizi paylaşabileceğiniz, sizi rahatlatacak ve dertlerinize çözüm üretebilecek insanlarla diyaloga geçmenizde fayda vardır.

Duygusal yoğunluk yaşayan arkadaşlarda da çokça konsantrasyon problemiyle karşılaşabiliyoruz. Her ne kadar gönül ferman dinlemese de bu sene dinlemesi gerekiyor! Bu sene aşık olacaksanız derslerinize, test kitaplarınıza, matematiğin polinomlarına aşık olun! Yanlış zamanda yanlış şeylere aşık olmayın! Üniversite aşkınız her şeyin üzerinde olmalı bu sene! Aşk meşk meselelerini burada kısa kesip ilerde daha uzun bir yazıya havale ediyorum.

Hedefin yetersiz olması, hedefi uzak olarak görme ya da hedefe aşırı önem verme de konsantrasyonu bozabilir. Eğer potansiyeliniz seçtiğiniz hedefinizin çok çok üzerindeyse böyle bir problem yaşayabilirsiniz. Bir diğer sıkıntı da hedefin uzak oluşudur. Bu süreç, çalışma dönemiyle birlikte 9-10 aylık bir süreyi kapsamaktadır. Sınavın zaman açısından uzak oluşu hedefe olan bağlılığınızı, onun siz de oluşturacağı çalışma azmini ve iradesini azaltabilir. Bu olumsuzluktan kurtulmak için günlük, haftalık ve aylık soru ve puan hedefleri koyabilirsiniz. Konulan bu ara hedefler, derslere olan ilginizi, konsantrasyonunuzu yeniden sağlayacaktır.

Hedeften kaynaklanan bir diğer konsantrasyon problemi de hedefe aşırı bağlanmadır. Yatarken-kalkarken, dersin başına oturduğunuzda hedefin devamlı hayallerinizi istila etmesi, ister istemez konsantrasyonunuzu bozacaktır. Bundan kurtulmanın yolu, sizde hedefi çağrıştıracak materyallerden uzak durmanızdır. Örneğin taban puanlarla ilgili kitapçıklar ya da hedefle ilgili resimler gibi. Bu tür sıkıntı yaşayan öğrencilerin zihinlerini telkinlerle yeniden düzenlemeleri gerekir.

Bu hamur daha çok su götürür, ancak burada kısaca ele almaya çalıştım. Hasılı kelam; yukarıdaki tavsiyelere uymaya gayret ederek bu sorunu alt edebilirsiniz. Tabii eğer bu yazıyı konsantre bir şekilde okuyabildiyseniz!

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !